top of page

Örgütlerden 8 Mart Mesajı: Eşitlik, Özgürlük ve Adalet Mücadelesi Durmayacak

  • Mar 9
  • 2 min read

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla çok sayıda sivil toplum örgütü, sendika ve siyasi parti ortak bir basın açıklaması yayımlayarak kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin devam ettiğini vurguladı.

Açıklamada, 8 Mart’ın kadınların sömürüye ve eşitsizliğe karşı verdiği mücadelenin tarihi bir simgesi olduğu belirtilerek, 1857’de New York’ta tekstil işçisi kadınların insanca çalışma koşulları için direnişine, 1910’da Clara Zetkin’in Kopenhag’ta kadınların eşitlik mücadelesini uluslararası bir çağrıya dönüştürmesine ve 1917’de Petrograd’da kadınların “ekmek ve barış” sloganıyla tarihin akışını değiştiren eylemlerine dikkat çekildi.

Kadınların bugün de benzer eşitsizliklerle mücadele ettiğinin ifade edildiği açıklamada, ülkede kadınların istihdama erişimde daha fazla zorluk yaşadığı, işsizlik oranlarının erkeklere kıyasla daha yüksek olduğu ve aynı işi yapan kadınların daha düşük ücret aldığı vurgulandı. Bunun tesadüf olmadığı belirtilen açıklamada, kadın emeğinin ucuz görüldüğü, güvencesizleştirildiği ve görünmez kılındığı ifade edildi.


Açıklamada ayrıca ev içi bakım emeğinin yok sayıldığına dikkat çekilerek, kadınların hem çalışma hayatında hem de ev içinde büyük bir yük taşıdığı ancak buna rağmen sessiz kalmalarının beklendiği kaydedildi. Kadın örgütleri, bu duruma karşı sessiz kalmayacaklarını belirtti.

Basın açıklamasında kadınların karşı karşıya kaldığı sorunların yalnızca ücret eşitsizliğiyle sınırlı olmadığı da ifade edilerek, kadın bedeni ve kimliği üzerindeki baskılara dikkat çekildi. Dünyada güçlü erkek çevrelerinin dokunulmazlığına sığınarak kurulan istismar ağlarının örneklerinden biri olarak Jeffrey Epstein davasına işaret edilerek, denetlenmeyen gücün en savunmasız kesimleri hedef alabildiği vurgulandı.

KKTC’de yürürlüğe konulan disiplin tüzüğüne de değinilen açıklamada, kız çocuklarının başını bağlayabilmesine yönelik düzenlemenin kağıt üzerinde “tercih” olarak sunulsa da toplumsal gerçeklikte bunun her zaman özgür irade anlamına gelmeyebileceği ifade edildi. Ekonomik bağımsızlığı olmayan ve aile baskısına açık bir kız çocuğunun kararının ne kadar özgür olabileceğinin sorgulanması gerektiği belirtildi.

Açıklamada, çocukların üstün yararının esas olması gerektiği vurgulanarak, devletin çocukları yalnızca dış tehditlere karşı değil, aynı zamanda baskıya karşı da korumakla yükümlü olduğu ifade edildi. Aile otoritesini güçlendiren ve çocukların bedeni üzerindeki kontrolü genişleten düzenlemelerin risk oluşturabileceğine dikkat çekildi.

Tarikat yurtlarında yaşanan ve çoğu zaman görünmez kalan vakaların kapalı ve denetimsiz yapıların tehlike üretebildiğini gösterdiği belirtilen açıklamada, çocukların güvenliğinin hiçbir ideolojik yapıya teslim edilemeyeceği ve şeffaflık ile bağımsız denetimin zorunlu olduğu kaydedildi.

Kadın örgütleri açıklamalarında, kadın emeğinin sömürülmesine, kız çocuklarının bedenlerinin denetlenmesine ve yoksulluğun kader olarak dayatılmasına izin vermeyeceklerini vurgulayarak, “Kadın özgürleşmeden toplum özgürleşmez. Kız çocukları korkusuz büyümeden gelecek aydınlanmaz. Adalet olmadan eşitlik kurulmaz” ifadelerine yer verdi.

Açıklama, 8 Mart’ın eşitlik, özgürlük ve adalet için verilen mücadelenin adı olduğu vurgulanarak, bu mücadelenin devam edeceği mesajıyla son buldu.

Söz konusu basın açıklaması Akdoğan Kadınlar Birliği, Akova Kadınlar Derneği, Alevi Kültür Derneği, Bağımsız Gençlik Derneği (BAGEP), Bağımsızlık Yolu, CTP, DAÜ-SEN, Güç-Sen, HP, Kamu-Sen, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği, KTAMS, KTOEÖS, KTÖS, Larnaka Türk Kadınlar Birliği Derneği, MAKAMER, Mağusa Kültür Derneği, Polifonik Korolar Derneği, TDP, TOVAD, Yaşlı Hakları ve Ruh Sağlığı Derneği ve Yeniboğaziçi Kadınlar Derneği tarafından yapıldı.

Comments

Rated 0 out of 5 stars.
No ratings yet

Add a rating
bottom of page