top of page

2,5 Yıl mı? Bir Canın Bedeli Bu mu? Ece Balcı- Köşe Yazısı

  • Writer: memleket gazetesi
    memleket gazetesi
  • 6 hours ago
  • 2 min read

Cemre Yönet artık yok.

Bir trafik kazası denilip geçilecek bir “olay” değil bu. Bir insanın hayatı bitti. Bir evin neşesi söndü. Bir annenin, bir babanın, bir ailenin geleceği parçalandı.

Ve bu ölümün sebebi sıradan bir “hata” değildi.


Alkollü bir sürücü.

Trafikte kontrolünü, muhakemesini ve sorumluluğunu kaybetmeyi göze almış biri… direksiyon başına geçti. Başka bir insanın yaşam hakkını gasp etti.


Sonuç?

2,5 yıl ceza.

Bu karar, yalnızca bir mahkeme kararı değildir. Bu karar, aynı zamanda toplumun adalet algısına indirilen ağır bir darbedir. Çünkü kamu vicdanı bugün şunu soruyor:

“Bir can bu kadar mı ucuz?”


Yasa var, ceza var… ama adalet nerede?

KKTC Ceza Yasası Fasıl 154’te, tedbirsizlik/dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme suçu Madde 210 altında düzenlenmiştir. Üstelik 2024 yılında yapılan değişiklikle, özellikle trafik kaynaklı ölümlerde cezaların artırıldığı da bilinmektedir.


Ceza (Değişiklik) Yasası Sayı: 65/2024 ile Ceza Yasası Madde 210(2) yeniden düzenlenmiş ve özellikle trafikte sürücü tarafından işlenen ölümle sonuçlanan eylemler için üst sınır şu şekilde belirlenmiştir:

14 yıla kadar hapis

ve/veya aylık brüt asgari ücretin 75 katına kadar para cezası

ayrıca ehliyetin alınması / sürücülükten men gibi yaptırımlar.


Bu değişiklik boşuna yapılmadı. Çünkü ülke, yıllardır trafikte ölen gençlerin, çocukların, kadınların ardından “yeter” diye haykırıyor.

Peki madem yasa artık 14 yıla kadar hapis imkânı tanıyor, o zaman soralım:

Cemre Yönet’in ölümüne sebep olan alkollü sürücü neden sadece 2,5 yıl ceza aldı?


2,5 yıl: caydırıcılık değil, cesaretlendirmedir

Trafikte alkollü araç kullanmak basit bir ihmal değildir. Bu, bilinçli bir risk alma eylemidir. Herkes bilir ki alkol direksiyon başında refleksi öldürür, fren mesafesini uzatır, karar mekanizmasını bozar. Herkes bilir.


Yani aslında ortada “olmayabilirdi” denilecek bir talihsizlik yoktur. Ortada bile bile yapılan bir tercih vardır.

Ve biz bu tercihin bedelini 2,5 yıl ile ölçersek, topluma şu mesajı veririz:

“Eğer alkollü sürersen ve biri ölürse… birkaç yıl yatarsın, çıkarsın.”

Bu mesaj, katil kadar tehlikelidir.

Karar vicdanı yaralamıştır

Bu ülkede insanlar artık adaleti mahkeme kapılarında değil, sosyal medyada arıyor. Çünkü mahkemeden çıkan kararların bir kısmı, toplumda şu hissi bırakıyor:

“Güçlü korunur, olan yine kaybedene olur.”


Cemre Yönet geri gelmeyecek.

Ancak Cemre’den sonra başka Cemreler ölmesin diye, bu ülkede şu iki şey aynı anda yapılmak zorundadır:

Yasanın verdiği ceza aralığı, gerçekten caydırıcı şekilde uygulanmalıdır.

Trafikte ölüme sebep olan alkollü sürücülere verilen cezalar, toplum vicdanını onaracak ölçekte olmalıdır.

Çünkü adalet yalnızca kanun maddesi değildir.


Adalet, aynı zamanda topluma “doğru olan budur” diyebilen bir duruştur.

Bugün verilen 2,5 yıllık ceza, adaletin değil; hafifletilmiş bir sorumsuzluk anlayışının göstergesidir.

Ve ben buradan açıkça söylüyorum:

Cemre’nin hayatı 2,5 yıla sığmaz.

Bir canın bedeli bu olamaz.

Eğer bu kararlar değişmezse;

ülke değişmez, trafik değişmez, ölüm değişmez.

Sadece isimler değişir.


Bugün Cemre.

Yarın bir başkası.

Bu düzenin değişmesi için susmayacağız.


Comments

Rated 0 out of 5 stars.
No ratings yet

Add a rating
bottom of page